Birleşmiş Milletler’den İsveç’e Şok Eleştiri: “Gelişmeler Sarsıcı Boyutta”

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Savunucuları Özel Raportörü Mary Lawlor, İsveç’i sert bir dille eleştiren bir mektubu yakında hükümete göndermeye hazırlanıyor. Lawlor, Aftonbladet’e yaptığı açıklamada, İsveç’teki insan hakları savunucularının durumunun giderek kötüleştiğini ve bu gelişmelerin kendisi için “şok edici” olduğunu belirtti.

Lawlor, bu hafta İsveç’i ziyaret ederek sendika temsilcileri, gazeteciler, yazarlar ve çeşitli azınlık gruplarının temsilcileriyle bir araya geldi. Ziyaretinin ardından yaptığı değerlendirmede, İsveç’in uluslararası insan hakları taahhütlerinden sapmaya başladığını ve bu durumdan derin endişe duyduğunu dile getirdi.

Mary Lawlor, şunları söyledi: “Şok edici bulduğum şey, insan hakları savunucuları, iklim aktivistleri, Gazze’deki İsrail eylemlerini protesto edenler; Müslümanlar, Romanlar, Samiler, Tornedallılar ve Afro-İsveçliler gibi her türlü azınlığın, ifade ve örgütlenme özgürlüğü haklarının kısıtlandığını hissetmeleri.” Lawlor, İsveç’in bu hakları korumayı taahhüt ettiğini, ancak artık hak ettikleri şekilde saygı görmediklerini de sözlerine ekledi.

people gathering on street during daytime
Fotoğraf: Rami Gzon

Lawlor, somut örnekler vererek, iklim aktivistlerinin polis tarafından tehdit ve şiddete maruz kaldığını, Gazze için ses çıkaran sendika üyelerinin işlerini kaybettiğini ve insan hakları konularını haberleştirmeye çalışan gazetecilerin bazı durumlarda işverenleri tarafından engellendiğini belirtti. Bu durumu “utanç verici” olarak nitelendirdi.

Özel Raportör ayrıca, İsveç’in barış ve insan hakları örgütlerine sağladığı finansmanı azaltırken, savunma sanayisine ve güvenlik aygıtına daha fazla para ayırmasından da endişe duyduğunu aktardı. Lawlor, benzer eğilimlerin diğer Avrupa ülkelerinde de görüldüğünü kabul etmekle birlikte, sivil toplum ve medya alanındaki gerileme açısından İsveç’in öne çıktığını ifade etti.

Mary Lawlor, “İsveç’in uluslararası alanda insan haklarını savunan bir itibarı vardı, bu yüzden mevcut durum özellikle endişe verici,” dedi. İklim aktivisti David Alcer’in iklim aktivizmi nedeniyle sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalması ve iklim savunucularının tehdit edilmeleri veya işlerini kaybetmeleri gibi olaylara dikkat çekerek, bu kişileri hedef almanın uluslararası bir trend olduğunu ancak hükümetlerin onları korumakla doğrudan sorumlu olduğunu vurguladı.

Lawlor, resmi mektubu Ocak ayında, ifade ve örgütlenme özgürlüğü özel raportörleriyle birlikte İsveç hükümetine göndermeyi planladığını bildirdi. Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard’a (M) hitaben yazılacak olan mektupta, genel kötüleşme, etkilenen gruplar ve karşılaştıkları sorunlar detaylıca anlatılacak. Hükümete yanıt vermek için 60 gün süre tanınacak.

Dışişleri Bakanı Basın Sekreteri, Lawlor’un eleştirilerine ilişkin açıklama için Eşitlik Bakanı Nina Larsson’a (L) yönlendirdi. Bakan Larsson ise e-posta yoluyla verdiği yanıtta, “İnsan hakları evrenseldir ve herkes için geçerlidir. Hükümet, İsveç’in uluslararası insan hakları taahhütlerine tam saygı duymaktadır. Mary Lawlor’un mektubunu sabırsızlıkla bekliyoruz,” ifadelerini kullandı.

İsveç’te eğitim görmüş biri olarak, edindiğim bilgi ve deneyimlerle İsveç’teki gelişmeleri ve yaşamla ilgili rehberleri paylaşıyorum.