İsveç Vatandaşlığına Sıkı Şartlar: Hükümetten Dil, Gelir ve Bekleme Süresi Hamlesi

İsveç vatandaşlık reformunu simgeleyen soyut mavi tonlu görsel: İsveç bayrağı renklerinde kapı açan anahtar ve entegrasyon sembolleri ile modern haber illüstrasyonu, SEO dostu anahtar kelimelerle optimize edilmiş

İsveç Hükümeti, İsveç vatandaşlığına geçiş için şartları önemli ölçüde sıkılaştıran bir yasa taslağını (lagrådsremiss) hazırlama niyetini açıkladı. Amaç, vatandaşlığın sembolik bir belge olmanın ötesine geçerek İsveç toplumuna tam katılımın bir göstergesi haline gelmesi ve toplumsal birlikteliğin güçlendirilmesi olarak ifade ediliyor.

Mülteci ve göç politikalarından sorumlu Göç Bakanı Johan Forssell, yeni yaklaşımı “İsveç vatandaşlığının bugün olduğundan çok daha fazla şey ifade etmesi” gerektiği sözleriyle savundu. Forssell, vatandaşlığın sadece bir seyahat belgesi değil, “toplumumuzun tam bir parçası olunduğunun adeta bir makbuzu” olması gerektiğini vurguladı. Bakan, İsveç vatandaşı olmak isteyenlerin İsveççe bilmesi, kendi geçimini sağlayabilmesi, ülke hakkında temel bilgilere sahip olması ve “dürüst bir yaşam sürmesi”nin hem makul hem de adil bir beklenti olduğunu belirtti.

İsveç vatandaşlığına geçişte yeni şartlar ve hükümetin hamleleri, dil, gelir ve bekleme süreleri üzerinde etkili oluyor.

Eğitim ve entegrasyon bakanı Simona Mohamsson ise entegrasyon politikasının “hem talep hem fırsat” üzerine kurulması gerektiğini söyledi. Mohamsson, dili bilmenin ve İsveç’in nasıl işlediğini anlamanın, İsveç toplumuna tam katılım için belirleyici olduğunu ifade ederek, “Talepkâr olmak, aynı zamanda önemsemektir” mesajını verdi.

Hükümetin ortağı Sverigedemokraterna’nın göç politikası sözcüsü Ludvig Aspling, uzun süredir vatandaşlık şartlarının “fazla zayıf” olduğunu savunduklarını hatırlattı. Aspling, yeni önerilerle İsveç vatandaşlığının anlamının güçlendirileceğini ve İsveç toplumsal birlikteliğinin öncelikle “sorun çıkarmayan ve dürüst bireylere” ait olduğunun güvence altına alınacağını söyledi. Kristdemokraterna’nın göç politikası sözcüsü Ingemar Kihlström de İsveç vatandaşlığının sadece bir belge değil, “uzun sürede oluşmuş, kendi gelenekleri, dili ve tarihi olan bir topluluğa aidiyet” anlamına geldiğini vurguladı. Kihlström, bu aidiyetin aynı zamanda sorumluluk ve belirli talepleri de beraberinde getirdiğini ve yeni düzenlemeyle vatandaşlığın “hak ettiği değere” kavuşturulmak istendiğini dile getirdi.

Öne çıkan değişiklikler

Hazırlanması planlanan lagrådsremiss kapsamında öne çıkan öneriler şöyle:

  • İsveç’te ikamet süresi şartının genel kural olarak 5 yıldan 8 yıla çıkarılması.
  • İsveç vatandaşı olmak isteyen kişiler için yaşam tarzı ve geçmişe ilişkin şartların sıkılaştırılması.
  • Yaklaşık 20.000 kron/ay düzeyinde, fiilen “kendi kendini geçindirebilme” düzeyine karşılık gelen bir gelir şartı getirilmesi.
  • İsveççe dilinde yeterli bilgi ve İsveç toplumu hakkında temel bilgi şartının zorunlu hale getirilmesi.
  • Mümkün olduğunca çok kişi için basitleştirilmiş “bildirim yoluyla vatandaşlık” (anmälan) prosedürünün kaldırılarak yeni sıkı şartlara tabi tutulması.

Söz konusu düzenlemelerin büyük bölümünün 6 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

Hukuki süreç: Lagrådsremiss nedir?

Hükümetin hazırladığı lagrådsremiss, yeni bir kanun ya da mevcut kanunda değişiklik önerisini içeriyor ve Anayasa Konseyi niteliğindeki Lagrådet’e inceleme için gönderiliyor. Lagrådet, önerilen düzenlemenin Anayasa’ya ve diğer yürürlükteki yasalara aykırılık taşıyıp taşımadığını değerlendiriyor. Bu aşamanın ardından hükümet nihai yasa teklifini parlamentoya (Riksdagen) sunabiliyor.

İsveç’te eğitim görmüş biri olarak, edindiğim bilgi ve deneyimlerle İsveç’teki gelişmeleri ve yaşamla ilgili rehberleri paylaşıyorum.

Yorum gönder

Prove your humanity: 4   +   9   =