İsveç Meclisi (Riksdagen), yaşlı bakımı sektöründe çalışan personel için zorunlu İsveççe dil yeterliliği getiren yasa tasarısını kabul etti. 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girecek olan bu düzenleme, hem mevcut çalışanları hem de bu sektörde iş arayan binlerce kişiyi doğrudan etkileyecek. Karar, yaşlıların bakım kalitesini artırmayı ve iletişim kaynaklı güvenlik risklerini en aza indirmeyi hedefliyor.
1 Temmuz 2026: Personel İçin Yeni Bir Milat
İsveç Sosyal İşler Komitesi’nin (Socialutskottet) önerisi doğrultusunda kabul edilen yeni yasaya göre, belediyeler ve özel bakım kuruluşları, bünyelerinde çalışan personelin “yeterli İsveççe” bildiğinden emin olmakla yükümlü kılınacak. Bu kural sadece yeni işe alımları değil, mevcut çalışanların görevlerine devam edebilmesini de kapsayan bir denetim mekanizmasını beraberinde getiriyor.
Riksdagen tarafından paylaşılan karara göre, işverenler personelin dil becerilerini test etmek ve gerekirse eğitim süreçlerine dahil etmek zorunda kalacak. Düzenleme, özellikle son yıllarda İsveççe bilmeyen personelin artmasıyla birlikte yaşanan “bakım hataları” ve “yanlış ilaç kullanımı” gibi sorunların önüne geçmeyi amaçlıyor.
Belediye ve Özel Sektöre Ağır Sorumluluk
Yasa, sorumluluğu büyük ölçüde işverenlere yüklüyor. 2026 yazından itibaren belediyeler, yaşlı bakımı hizmeti sundukları kişilerin personeli net bir şekilde anlayabildiğini belgelemek zorunda kalacak. Bu durumun, İsveççe seviyesi düşük olan personelin daha yoğun dil kurslarına (SFI veya mesleki İsveççe) yönlendirilmesine veya dil sınavlarına girmesine neden olması bekleniyor.
Bu haber İsveç’teki Türkleri nasıl etkileyecek?
Bu karar, İsveç’teki Türk toplumu için iki ucu keskin bir bıçak niteliğinde. Bir yandan, yaşlı bakım evlerinde kalan Türk büyüklerimizin, personelle iletişim kuramamaktan kaynaklanan izolasyon ve güvenlik sorunlarının azalması bekleniyor (özellikle Türkçe konuşan personel eksikliğinde İsveççe ana iletişim kanalı olduğu için). Diğer yandan, bu sektörde yoğun olarak çalışan Türk kökenli personel için “dil sınavı” baskısı başlıyor. Eğer 1 Temmuz 2026’ya kadar dil seviyenizi (tercihen en az D seviyesi SFI veya dengi) belgelendirmezseniz, iş kaybı veya yetki sınırlamasıyla karşılaşabilirsiniz. Şimdiden belediyelerin sunduğu “öğrenirken çalış” (äldreomsorgslyftet) programlarına başvurmak hayati önem taşıyor.

Yorum gönder