İsveç hükümeti, konut kooperatiflerinde (bostadsrätt) güvenliği artırmak ve organize suçla mücadele etmek amacıyla ev sahiplerini doğrudan etkileyecek tarihi bir yasa tasarısı sundu. 14 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan “Bostadsrätter’de Güçlendirilmiş Güvenlik” (Stärkt trygghet i bostadsrätter, Prop. 2025/26:304) başlıklı tasarı, dairesinde suç işlenmesine izin veren veya çevresine ciddi güvensizlik/huzursuzluk (otrygghet) veren kişilerin mülkiyet haklarının ellerinden alınmasını (kamulaştırılmasını) öngörüyor.
Evlerin Mülkiyeti Suç Nedeniyle İptal Edilebilecek
Hükümetin sunduğu yeni yasa teklifine göre, bostadsrätt yasasında konut sahiplerinin bina ve çevresindeki güvenliği koruma yükümlülükleri radikal biçimde sertleştiriliyor. Eğer bir mülk sahibi dairesinde ya da daireye bağlı depolama alanı gibi ortak alanlarda ağır, organize veya sistematik olarak suç işlenmesine göz yumarsa, konut kooperatifi (bostadsrättsförening) mülkiyet hakkını feshedebilecek. Aynı şekilde, komşular için katlanılamaz düzeyde huzursuzluk ve güvensizlik yaratan davranışlar sergileyenlerin de ev hakları ellerinden alınarak kooperatif dışına çıkarılabilecek.
Derneklere Sabıkalı Üyeleri Reddetme Yetkisi Geliyor
Yeni düzenleme yalnızca mevcut ev sahiplerini değil, yeni mülk satın almak isteyenleri de radara alıyor. Tasarı kapsamında, konut kooperatifi yönetimlerine, sabıka kaydı bulunan veya suç örgütleriyle bağlantısı nedeniyle mahalle ortamını bozacağından şüphelenilen kişilerin dernek üyeliğini doğrudan reddetme yetkisi verilecek. Üyeliği reddedilen kişiler, evi satın almış olsalar dahi o dairede yaşama veya daireyi kullanma hakkına sahip olamayacaklar. İsveç’te çete suçlarını ve yasadışı ekonomiyi çökertmeyi hedefleyen bu kritik yasa değişikliklerinin 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi teklif ediliyor.
Bu haber İsveç’teki Türkleri nasıl etkileyecek?
İsveç’te ev sahibi (bostadsrätt) olan Türk vatandaşları için bu yasa, mülkiyet güvenliğini korumak adına çocuklarının veya kiracılarının faaliyetlerine karşı çok daha dikkatli olmalarını gerektirecek. Özellikle pizzerialar gibi yemek sektöründe yoğunlaşan ya da farklı iş kollarında esnaflık yapan Türk toplumu, yeni mülk alımlarında kooperatif yönetimlerinin keyfi veya ayrımcı sabıka incelemeleriyle karşı karşıya kalma riskiyle sarsılabilir. Evin içinde işlenebilecek olası bir suçun mülkün tamamen kaybına yol açacak olması, aile içi sorumlulukları ve finansal riskleri eşi görülmemiş bir düzeye taşıyacaktır.



