Türkiye’nin 2021 yılında fiilen devreye aldığı “Finansal Hesap Bilgilerinin Otomatik Paylaşımı” uygulaması, İsveç’te yaşayan on binlerce Türk vatandaşı için yeni ve ciddi bir dönemi başlattı. OECD’nin Ortak Raporlama Standardı (CRS) kapsamında yürürlüğe giren bu anlaşma ile birlikte, gurbetçilerin Türkiye’deki finansal varlıkları İsveç vergi makamları tarafından görülebilir hale geldi. Bu durum, özellikle Türkiye’deki gelirlerini İsveç’te beyan etmeyen kişiler için ağır vergi cezaları ve sosyal yardımların geri istenmesi riskini doğuruyor.
Veri Akışı Otomatik İşliyor
Söz konusu anlaşma çerçevesinde Türkiye, finansal kuruluşlarındaki hesap bilgilerini, hesap sahiplerinin ikamet ettiği ülke olan İsveç’in yetkili kurumlarıyla artık otomatik olarak paylaşıyor. Paylaşılan veriler arasında banka hesap bakiyeleri, yıl boyunca elde edilen faiz gelirleri, temettü ödemeleri ve benzeri finansal kazançlar bulunuyor. Sistemin en kritik noktası ise, veri akışının sağlanması için İsveç makamlarının özel bir başvuru yapmasına gerek kalmadan sürecin kendiliğinden işlemesi.
Türkiye’deki banka hesabında 1.000 doların üzerinde bakiyesi olanlar, kira geliri elde edenler veya şirket ortaklığı bulunanlar bu sistemin kapsama alanına giriyor. Uzmanlar, İsveç’te yaşayan vatandaşların, buradaki yasalar gereği Türkiye’deki gelirlerini de beyan etmekle yükümlü olduğunu hatırlatıyor.
İsveç’te Sosyal Yardımlar ve Vergi Cezası Riski
İsveç vergi dairelerisinin (Skatteverket), Türkiye’den gelen veriler ışığında mal varlığı veya hesap hareketi tespit edilen kişilere yönelik incelemelerini sıkılaştırdığı belirtiliyor. Gelirlerini beyan etmediği anlaşılan kişiler için 5 ila 10 yıla kadar geriye dönük vergi incelemeleri yapılabiliyor. Bu incelemeler neticesinde, beyan edilmemiş gelirler üzerinden cezalı vergi tarhiyatı uygulanabiliyor.
Konunun en hassas boyutu ise sosyal yardımlarla ilgili. İsveç’te sosyal yardım (bidrag) aldığı halde Türkiye’de varlığı veya geliri olduğu tespit edilen kişilere, bugüne kadar aldıkları yardımların faiziyle birlikte geri ödenmesi için tebligatlar gönderilebilir. Bazı durumlarda dosyalar yargıya taşınarak vergi kaçakçılığı veya haksız yardım alımı iddiasıyla adli süreçler başlatılabilir.
Oturum ve İltica Statüsü Yeniden Değerlendirilebilir
Haber kaynaklarına göre, bu yaptırımlar kişinin İsveç’teki statüsünden bağımsız olarak işliyor. İsveç vatandaşlığı, süresiz veya süreli oturum izni ya da iltica statüsü fark etmeksizin, Türkiye’de gizlenen bir geliri olduğu belirlenen herkes risk altında. Özellikle iltica statüsünde olan veya sosyal yardımla geçinen kişiler için, haksız beyan tespiti durumunda oturum statülerinin yeniden değerlendirilmeye alınması ihtimali bulunuyor.
Vergi ve sosyal güvenlik uzmanları, yurt dışında yaşayan Türklerin Türkiye’deki tüm banka hesapları ve gelirlerini, yaşadıkları ülkenin vergi dairesine eksiksiz beyan etmeleri gerektiğini vurguluyor.
Kaynak: Sözcü, YGUDER, metropolfm
