İsveç’te hükümetin en büyük dış destekçisi konumundaki aşırı sağcı İsveç Demokratları (SD), ülke genelinde başörtüsünün (slöja) tamamen yasaklanması için harekete geçti. Partinin Eşitlik ve Namus Politikaları Sözcüsü Sara Gille, İsveç devlet radyosu Ekot’a yaptığı açıklamada, başörtüsünü “kadınların boyun eğmesinin bir sembolü” olarak nitelendirerek, İsveç sınırları içinde bu kıyafetin yasaklanmasını ve uygulamanın fizibilitesi için derhal bir meclis soruşturması başlatılmasını talep etti.
SD’nin Hedefi: Ülke Sınırları İçinde Sıfır Tolerans
Daha önce sadece yüzü tamamen kapatan burka ve peçe (niqab) gibi kıyafetlerin yasaklanmasını savunan SD, bu yeni çıkışıyla hedefini genişletti. Sara Gille’nin ifadelerine göre parti, başörtüsünü doğrudan “İslamcı bir kıyafet” olarak tanımlıyor ve heder (namus) odaklı baskıların önüne geçmek için bu yasağın şart olduğunu savunuyor. Gille’nin, “İsveç sınırlarından içeri giriyorsanız, burada yaşamak ve çalışmak istiyorsanız bu kıyafeti çıkarmak zorundasınız. Bunu yapmak istemeyenler için gidebilecekleri başka ülkeler var,” şeklindeki sert sözleri dikkat çekti. Parti, yasağın din özgürlüğüyle çelişip çelişmediği sorusuna ise, “İnancınızı yaşamaya devam edebilirsiniz ancak bu kıyafetlerden kurtulmalıyız” yanıtını veriyor.
Tidö Ortakları Bu Teklife Ne Diyor?
SD’nin bu radikal talebi, İsveç siyasetini şekillendiren Tidö Anlaşması ortakları arasında henüz karşılık bulmuş değil. SVT’nin derlediği verilere göre diğer sağ partilerin pozisyonları şöyle şekilleniyor:
- Hristiyan Demokratlar (KD): Burka ve peçenin kamusal alanda yasaklanmasını istiyor. Başörtüsü (hijab/slöja) yasağının ise sadece okul öncesi ve ilkokul düzeyindeki kız çocukları için geçerli olması gerektiğini savunuyor.
- Ilımlı Muhafazakarlar (Moderaterna – M): Genel bir başörtüsü yasağına sıcak bakmıyor ancak okul öncesi ve ilkokullarda yasağın araştırılmasına açık kapı bırakıyor.
- Liberaller (L): Eşitlik Bakanı Nina Larsson aracılığıyla yapılan açıklamada, genel bir yasağa destek verilmiyor. Ancak hükümetin 1 Temmuz’da yürürlüğe sokacağı “psikolojik şiddetle mücadele” yasası kapsamında, başörtüsü takmaya zorlamanın (slöjtvång) cezalandırılacağı vurgulanıyor.
Bu teklifin mevcut parlamento aritmetiğinde (M, KD ve L’nin muhalefeti nedeniyle) kısa vadede genel bir yasaya dönüşme ihtimali oldukça düşük gibi. Ancak, İsveç’te yaşayan ve çalışan başörtülü kadınlar için bu tür söylemlerin ana akım siyasette normalleşmesi, günlük hayatta ve iş piyasasında sosyal stigmatizasyonu (damgalamayı) artırma riski taşıyor. Orta vadede ise genel bir yasak gelmese bile, okullarda veya belediye (kommun) düzeyindeki kurumlarda yerel kısıtlamaların hız kazanması muhtemel olabilir.
Kaynak: SVT ve Aftonbladet



